1927 Teşvik-i Sanayi Kanunu,halkçılıkilkesiyle ilgilidir


1927 Teşvik-i sanayi kanunu hangi ilke ile ilgilidir?

1927 Teşvik-i Sanayi Kanunu,halkçılıkilkesiyle ilgilidir

Bu kanunda, özel sektöre girişimleri için birçok kolaylık tanınarak, sanayi alanında yatırım yaparak ülke ekonomisini güçlendirecek işletmeler teşvik edilmiştir

Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun maddeleri nelerdir?

Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun bazı maddeleri: Gümrük Vergisi Muafiyeti: Sanayi alanında kullanılacak tüm teçhizat gümrük vergisinden muaf tutulacaktır. Hazine Arazilerinin Tahsisi: Belediye hudutları dışında kalan 10 hektarlık hazine arazileri sanayi tesislerine ayrılacak ve belediye sınırları içindeki araziler sanayi kuruluşlarına on yıl vadeli satılacaktır. Üretim Primi: Sanayi yatırımı yapan kuruluşlara Bakanlar Kurulu kararıyla üretimlerinden belirli bir oranda pirim verilecektir. İletişim Hatları: Özel teşebbüslerin telefon ve telgraf hatları kurmalarına izin verilecek ve döşeme yapanlara ücretsiz tahsis edilecektir. TCDD İndirimi: Sanayi alanında yapılacak malzeme nakillerinde TCDD yollarında %30 indirim uygulanacaktır.

Devlet teşvikleri hangi mevzuat?

Devlet teşvikleri ile ilgili temel mevzuat, 15/6/2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar ve bu kararın uygulanmasına ilişkin Tebliğ No: 2012/1'dir. Ayrıca, 5510 sayılı Kanun, 4447 sayılı Kanun ve 5746 sayılı Kanun gibi çeşitli kanunlar da devlet teşvikleri ile ilgili düzenlemeler içermektedir. Güncel teşvikler ve mevzuat değişiklikleri için T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, SGK ve İŞKUR gibi kurumların resmi web siteleri takip edilebilir.

Teşvik i sanayi kanununun sonuçları nelerdir?

Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun bazı sonuçları: Sanayi kuruluşlarının sayısının artması. Dışa bağımlılığın azalması. Özel teşebbüslerin desteklenmesi. Altyapı ve sermaye yetersizliği. Devletçilik ilkesinin yaygınlaşması. Teşvik-i Sanayi Kanunu, 28 Mayıs 1927'de çıkarılmış ve 15 yıl süreyle yürürlükte kalmıştır.

1930'larda ticari mal üretimi ile ekonomik kalkınma amacıyla sanayi kuruluşları nelerdir?

1930'larda ticari mal üretimi ve ekonomik kalkınma amacıyla kurulan bazı sanayi kuruluşları şunlardır: Dokuma sanayisi: Bakırköy Bez Fabrikası, Kayseri Pamuklu Dokuma Fabrikası, Konya/Ereğli Bez Fabrikası, Aydın/Nazilli Basma Fabrikası, Malatya Bez Fabrikası. Yünlü dokuma sanayisi: Bursa Merinos Fabrikası. Demir-çelik sanayisi: Zonguldak/Karabük Demir ve Çelik Fabrikası. Selüloz sanayisi: İzmit Birinci ve İkinci Kağıt Fabrikaları. Kimya sanayisi: İstanbul/Paşabahçe Şişe-Cam Fabrikası, Bursa/Gemlik Suni İpek Fabrikası. Ayrıca, 1927'de çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu ile sanayi teşvik edilmiş ve 1933'te Sümerbank, 1935'te Etibank gibi bankalar kurularak sanayi yatırımlarına destek sağlanmıştır.

Teşviki Sanayi Kanunu neden çıkarıldı?

Teşvik-i Sanayi Kanunu, sanayi alanına yatırım yapacak işletmelere muafiyet, imtiyaz ve teşvik sağlamak amacıyla 28 Mayıs 1927 tarihinde çıkarıldı. Bu kanunun çıkarılmasının başlıca nedenleri şunlardır: Yerli sanayiyi kurmak: Sanayi alanında dışa bağımlılığı azaltıp, temel tüketim malzemelerinin üretileceği sanayi kuruluşlarının kurulmasını sağlamak. Sermaye ihtiyacını karşılamak: Özel sektörün sermaye ihtiyacını gidererek fabrikaların sayısını artırmak. Devletçilik ilkesini uygulamak: Devletçilik ilkesinin yürürlük alanını genişletmek.

Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun başarısız olma sebepleri nelerdir?

Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun başarısız olmasının bazı nedenleri: Özel sektörde yeterli sermaye ve bilgi birikimi olmaması. Altyapı eksiklikleri: Ulaşım, enerji ve iletişim gibi alanlarda yetersizlikler. Teknolojik geri kalma: Yetersiz teknoloji ve bilgi birikimi, üretimde verimlilik ve rekabet gücü zorlukları. Bürokratik engeller: İdari prosedürlerin karmaşıklığı. Uluslararası deneyimsizlik: Uluslararası mali işlerde deneyimsizlik. Kapitülasyonlar ve ticaret sözleşmeleri: Lozan Antlaşması ile imzalanan ticaret sözleşmesi gibi nedenler.

Diğer Ekonomi Yazıları